Yeni Makaleler

İş hayatında kişisel imajın önemi

Kişisel tarzın önemini kavramak herkesin bir imajı olduğu gerçeğini kavramaktan geçer. Kişisel imajınız sizin resminizdir. Başkalarının gördüğü şey, sizin onlara göstermeyi yeğlediğiniz şeydir. Onların gördüğü şey, fiziksel özelliklerinizle yaradılış özelliklerinizin bir karışımıdır. Her ne kadar bu özelliklerin büyük bir kısmı size genlerinizden geçmiş olsa da davranış tarzınız, duruşunuz, giyim tarzınız sizin seçiminizin bir sonucudur. Herkesin tanınmasını sağlayan belirli ilkeleri vardır, kişisel tarz bu ilkeleri yansıtmak zorundadır. İmajınızı kendi reklamınız olarak düşünebilirsiniz, içinizdekileri dışınıza yansıtan bir reklam. Ancak bir imajı yanlızca giysiler oluşturamaz, kişisel imaj içsel ve dışsal faktörlerin bir kombinasyonudur.

Kişisel imajın kariyer gelişimindeki önemli araçlardan birisi olmasının başlıca nedenleri kişisel tarzımızın kariyerimiz konusunda karar verenleri etkiliyor olması, insanların gördüğüne inanma eğiliminde olmaları ve genelde ilk izlenimlerine güvenmeleridir. Aslında herkes bir nevi satış işindedir. Çalıştığımız kurumların elçisi durumunda olmamız, diğer tüm eşitler arasında parlayacak olan kişide yıldız özelliklerinin aranması ve iyi görünmenin kendimize saygımız açısından da önemli olması kişisel imajın kariyer hayatımızdaki önemli yerinin sebeplerindendir.   

Çoğu insanın kariyerlerini geliştirememesinin nedeni, kişisel tarzlarının başkalarını etkileme gücünün yetersiz olmasıdır. İşleri yapma tarzınız, başkalarına karşı tutumunuz, sorumluluklarınızın üstesinden nasıl geldiğiniz, tüm bunlar kişisel imajınızı belirleyen faktörlerdir. Yanlızca başınızı öne eğip işinizi iyi yapmanızın yükselmeniz için yetmeyeceği iş dünyasının acımasız gerçeklerinden birisidir. Çoğu işin içeriği %75 görev ve sorumluluklardan %25 kişisel tarzdan oluşur, kişisel tarzın oranını yükseltmek iş dünyasında ün kazanmanın yollarından birisidir.

İş yaşamının zirvesinde yer alanlar giyiniş biçimimizin pek çok şeyi belirlediğinin bilincindedir. Müşteriye özene, kaliteye, yetki tanımaya yönelik her vurgu her düzeyde elçilere gereksinim duyulduğu anlamına gelmektedir. Mağazada, satış ekibinde, yönetim katında, kısaca her yerde. Üst düzey yöneticilerin çoğunluğuna baktığınızda gayet iyi giyimli olduklarını fark edersiniz. Bunun tek nedeni fazla para kazanıyor olmaları değildir, onlar iyi giyinmenin bir yöneticilik becerisi olduğunu anlamışlardır.

İş dünyasında bir kişinin istenilen konuma uygun olup olmadığına karar verilirken, o kişinin kişisel niteliklerini ve değerlerini nasıl sattığına bakılır. Kişinin kendine güveni, beden dili, duruşu ve giyim tarzı gerçekten o pozisyona uygun olup olmadığına işaret eder. Henüz daha 30 yaşında Doğuş Grubu’nda genel müdürlüğe yükseldiğimde grubun kıdemli yöneticilerinden Metin Ar beni görüşmek için çağırmıştı. Kısa bir sohbetten sonra, “Seninle tanıştığıma sevindim, giyiminle, duruşunla gerçekten doğru bir seçim olduğunu gösteriyorsun” demişti. O zaman bunu bir kompliman olarak algılayarak mutlu olmuştum, ama bugünkü bilgi ve tecrübemle söylenen ifadenin aslında uygulanan seçim kriterlerini açıkça ortaya koyduğunu anlayabiliyorum. Bireysel özelliklerinizi dışa vuracak bir yol bulmanız önemlidir, çünkü aradıkları yaratıcılık ve önderlik niteliklerini göstermenin yolu budur.

Bir Cevap Yazın