Yeni Makaleler

Vücut dilinde eller, parmaklar ve ayaklar

Ellerin iletişimde çok önemli bir rolü vardır, tıpkı bir orkestra şefi gibi karşımızdaki insanları yönetmemize yardımcı olur. Sevgimizi göstermek istediğimiz insanlara dokunuruz. Saygımızı göstermek istediğimiz insanların ellerini öperiz. Ellerin çeneyi kapsayan şekilde duruşu bazen eleştirel tarzda dinlemeyi ifade eder. İki elimizi çenemizin altına kriko gibi koyduğumuzda, bu derin dinleme ve düşünme durumunu gösterir.

Eller duruşumuzu da tamamlayarak ona belirli bir anlam yüklenmesine yardımcı olur. Normal olarak ellerin iki yana sarkmış şekilde durması rahat hissedildiği anlamına gelir. Eller üst üste gelip vücudu sarar şekilde durursa bu kapalılık, çekinme ve savunma durumuna işaret eder. Kapanma duruşu, tam veya yarım kapanma şeklinde olabilir. Yarım kapanmada eller ve ayaklar tam birleşmez, kollardan birisi serbest kalırken diğer kol ona uzanarak bir engel oluşturur. Tam kapanmada ise kollar birbirini sarar, buna ayakların da bilekten kilitlenmesi eklenirse karşınızdaki kişiye söyleyeceğiniz hiçbirşeyin etkili olma olasılığı olmayacaktır.

Bir elin diğer bir eli bilekten kavraması (ki genelde sağ el sol eli bilekten kavrar) durumuna “El pençe divan” duruşu denir ve saygı ve çekinme göstergesidir. Elin bileği vücudun arkasında kavraması ise üstünlük ve hakimiyet göstergesidir. Liderlerde ve komutanlarda bu duruşu sık sık görebilirsiniz. Ellerin avuç içlerini birbirlerine hızla sürtmek bir hazırlık ve heyecan ifadesidir.

Ellerin vücuda göre açısı da anlam taşır. Aşağı doğru indirilmiş eller pasiflik göstergesidir, örneğin mahkemelerde suçlular hakimi bu şekilde dinler. Yukarıya kaldırılmış eller ise aktiflik anlamı verir. Elleri omuz üstünde havaya kaldırmak, havadaki ellerden birisini yumruk yapmak galibiyet veya kazanma işaretleridir. Elleri göğsün üzerinde avuç avuca biraraya getirmek “İçim içime sığmıyor” demektir. Elleri iki yana açarak karşıya avuç içlerini göstermek ise “Daha ne yapabilirim, elimden geleni yaptım” demektir. Bir masanın üzerinde dirsekler dayalıyken iki elin parmaklarının birbirine geçecek şekilde çatılması ise iç gerginliği ve sıkıntıyı ifade eden bir durumdur.

Ellerin pantolon ceplerindeki durumu da mesaj içerir. Ayakta duran kişinin sağ elini pantolon cebine sokmuş olması, iş dünyasıyla ilgili bir sıkıntısı olduğunu, sol elini pantolon cebine sokmuş ise duygu dünyasıyla ilgili bir sıkıntısı olduğunu gösterir (hatırlıyacaksınız kişi beyninin hangi yarısını kullanıyorsa el ve göz hareketleri onun tersi tarafta olmaktadır).

Ellerin tüm parmakları cepte iken baş parmağın dışarda olması çevreye üstünlük veya serinkanlılık mesajı verir. Bazen topluluklara hitap eden kişiler, baş parmakları yukarı bakacak şekilde, elinin diğer parmaklarını ceketlerinden içeri sokarlar (Napolyon duruşu) veya pantolon askılarını diğer dört parmağı ile kavrarken başparmak yukarıyı gösterir; bunlar üstünlük ifade eden duruşlardır. İşaret parmağının açık, diğer parmakların kapalı olduğu duruş ise “Tehdit” ifade eder.

Parmakların vücuttaki hareketleri de keza anlam yüklüdür; eğer karşınızdaki kişi siz konuşurken ard arda ensesini kaşıyorsa, bu söylediklerinize katılmıyor veya şüpheyle bakıyor demektir. Eğer kişi bir konuşma sırasında sürekli başını kaşıyorsa, söyleyeceği şeyleri tasarlıyordur. Erkeklerin yalan söyledikleri sırada yaptıkları tipik hareketlerden birisi, kulak memeleriyle oynamak veya gömlek yakalarını çekiştirmektir. Kadınlar yalan söylediklerinde ise genelde burunlarına dokunurlar.

Ellerin kullanıldığı en önemli temas şekli tokalaşmadır. Eşit statüdeki insanların tokalaşması sırasında avuç içleri birbirini kavrar, ellerin dışları sağa ve sola bakar. Üstünlük gösteren tokalaşmada ise üstün tarafın elinin sırtı yukarı bakar, diğer tarafın el sırtı bilek güreşinde yenilmiş gibi aşağıya bakar. Tokalaşma kararlı şekilde karşıdakinin elini fazlaca sıkmadan ama çok da hafif tutmadan yapılmalıdır. Genelde bayanların yaptığı elin ucuyla tokalaşma ve çok hafif tutma (ölü balık tutuşu) korkma ve çekinme haline işaret eder. Tokalaşmanın şekli, kuvveti ve süresi karşıdakine doğrudan mesaj ilettiği için çok önemlidir. Bu nedenle satıcıların prova yaparak doğru tokalaşmayı öğrenmeleri gerekir. Tokalaşma sırasındaki temas, insanda güven hormonu salgısına yolaçtığı için satıcılar için ayrıca önem taşır. Dokunmak güven sağlamanın yollarından birisidir.

Eller, psikolojik durumu da yansıtır. Saklayacak bir şeyi olan insanlar ellerini masanın altına saklarlar. Savunduğu şeyde haklı olanlar elini masaya vururlar. Gergin veya kızgın insanlar ellerini yumruk yaparlar. Bu nedenle profesyonel sorgucular, şüphelileri boş bir masada oturtarak ellerini izler ve bundan birçok mesaj çıkarabilirler.

Ayaklarımız da biz farkında olmadan birçok mesaj verir. Bacakların oturuş pozisyonu düşüncelerimizi yansıtır. Örneğin, bacak bacak üstüne atma durumunda kişi, üstteki bacağını elleriyle karın bölgesine çekiyorsa, burada bir meydan okuma sözkonusudur. Bir grupta otururken, bacak bacak üstüne attığınızda, ayağınızın yönü ilgilendiğiniz kişiye dönük olacaktır. Bu bilgiye hakim olmak bir satıcıya kalabalık görüşmelerde grup içindeki lideri tespit etmekte kolaylık sağlayacaktır. Grup üyeleri lidere dönük oturacaklardır. Otururken ayaklar açık şekilde olmak erkeklerde rahatlığı ve kendine güveni anlatır ancak kadınlarda bu hareket cinsel bir çağrışım yaratacaktır (Temel İçgüdü’de Sharon Stone’u hatırlayınız).

Bir pazarlık sürecinde alıcının ayak pozisyonunu takip ederek hangi fiyatın kabul göreceğini anlayabilirsiniz. İlk başta çarpı şeklinde, savunmada duran bacaklar istenilen fiyata ulaşıldığında rahatlayarak açılacaktır. Ayaklarla bağlantılı olarak ayakkabı şeçiminiz, ayakkabıların temizliği ve duruşu stilinizi ve kişiliğinizi yansıtmakta önemli ipuçları sağlayacaktır. Bu nedenle satıcıların ayakkabılarının herzaman temiz, boyalı ve belirli bir kalitede olması gerekir. Bildiğiniz üzere “Dost başa düşman ayağa bakar”. Kadınlar ayakkabılara olan doğal meraklarıyla bu durumdan faydalanmayı gayet iyi becerirler.

Bir Cevap Yazın