GÜNCEL

Finansal Kiralama Anlaşmaları

“Finansal kiralama” ya da finans literatüründe bilinen adıyla “Leasing”, bir yatırım malının mülkiyeti leasing şirketinde kalacak şekilde belirlenen kiralar karşılığında kullanım hakkını kiracıya veren ve sözleşme süresi sonunda mülkiyetin kiracıya geçmesini sağlayan bir finansman yöntemidir. Leasing, yatırım mallarının ve gayrimenkulün satın alınması yerine, uzun dönem kiralanarak kullanılmasına imkân sağlayarak firmaların işletme sermayelerinin korunmasına yardımcı olur. Leasing yoluyla satın alınacak olan mal kiracı tarafından belirlenir. Leasing süresi boyunca mülkiyet leasing şirketinde kalırken malın kullanım hakkı kiracıya aittir. Sözleşmeye uygun şekilde kira bedelini ödeyen kiracı sözleşme süresi sonunda malın mülkiyetini sembolik bir bedel ödeyerek devralır. Leasing yapabilecek kişi ve kurumlar açısından herhangi bir sınırlama sözkonusu değildir.

Leasing ile yatırım bedelinin %100’ü, masraflar da dâhil olmak üzere özkaynaklar kullanılmadan finanse edilebilir. Kira ödemeleri kiracının nakit akışına uygun şekilde esnek olarak belirlenebilir. Leasing sözleşmeleri ve bu işleme bağlı teminatlar vergi, resim ve harçlardan muaftır. Kiracı, kira ödemelerini yatırım malının elde edeceği gelirlerden karşılayabilir. Leasing işlemlerinde mevcut teşvik belgeleri kullanılabilir. İş makinaları, binek araçlar, tıbbi cihazlar, tarım makinaları, matbaa makinaları, tekstil makinaları, ticari araçlar, gayrimenkuller, büro ve ofis ekipmanları, üretim makinaları ve teknolojik ekipmanlar leasing işlemlerine konu olabilir.

Leasing işlemleri Finansal Kiralama Kanunu hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilir. Leasing bedelleri sabit veya değişken olabilir, TL veya döviz üzerinden belirlenebilir. Leasing sözleşmeleri yazılı şekilde yapılır ve en az 4 yıl feshedilemez. Gayrimenkul leasingi sözleşmeleri ilgili tapu kütüğünde beyanlar hanesine kaydedilir. Tescil ve şerhten sonra üçüncü kişilerin finansal kiralama konusu gayrimenkul üzerindeki ayni hak iktisapları kiralayana karşı ileri sürülemez. Taraflar sözleşme süresi sonunda kiralama konusu gayrimenkulün mülkiyetinin kiracıya geçeceğini kararlaştırabilirler. Leasing işlemlerini yalnızca BDDK iznine sahip finansal kiralama şirketleri gerçekleştirebilirler.

Kiralanan gayrimenkulün sözleşme süresi içinde hasar görmesinin sorumluluğu kiracıya aittir. Bu sorumluluk sigorta teminatının karşılanmayan kısmıyla sınırlıdır. Bu farkı kiracı kira bedelleri ile ödemek zorundadır. Leasing’e konu gayrimenkulün zilyetliği başkasına devredilemez. Kiracının iflası halinde iflas masasında leasing konusu mallar takibin dışında tutulur. Kiralayanın iflası halinde ise sözleşme iflas masasına karşı geçerliliğini sürdürür. Kiralayan aleyhine icra takibi yapıldığı durumda sözleşme süresi içinde leasing konusu mallar ve gayrimenkuller haczedilemez.

Sözleşme, kararlaştırılan sürenin hitamıyla son bulur. Ancak taraflardan her biri 3 ay önceden bildirmek kaydı ile sözleşmenin uzamasını talep edebilir. Kiralayan, finansal kiralama bedelini ödemede temerrüde düşen kiracıya verdiği 30 günlük süre içinde kiranın ödenmemesi halinde sözleşmeyi feshedebilir. Sözleşme sonunda mülkiyetin kiracıya geçeceği kararlaştırılmış ise verilen süre 60 günden az olamaz. Sözleşme sonunda satın alma hakkını kullanmayan kiracı gayrimenkulü iade etmekle mükelleftir.

Vergi Usul Kanunu kapsamında arazi, arsa ve bina kiralama sözleşmelerinde, kira süresi sonunda mülkiyetin kiracıya devredilmesi öngörülmüş ise veya kiracıya kira süresi sonunda kiralanan gayrimenkulü düşük bir bedelle satınalma hakkı tanınmış ise bu işlem finansal kiralama olarak kabul edilir. Kiracı tarafından ödenen anapara ve faizi içeren kiraların, leasing şirketi tarafından düzenlenen fatura karşılığında faiz kısmı kiracı tarafından gider gösterilerek vergi matrahından indirilebilir. Leasing konusu gayrimenkuller kiracı tarafından aktifleştirilir, amortismana ve yeniden değerlemeye tabi tutulabilir. Gayrimenkule ilişkin leasing işlemlerinde KDV avantajı ve vergi, resim, harç muafiyeti yoktur.

Leasing işlemlerinin gayrimenkullere ilişkin özel bir türü de “Sat ve geri kirala anlaşmaları” dır. Genellikle nakit sıkışıklığında olan işletmelerin başvurduğu bir finansman yöntemi olan sat ve geri kirala anlaşmalarında, gayrimenkulün sahibi şirket gayrimenkulü bir leasing şirketine satmakta ve sonrasında yapılan bir leasing sözleşmesiyle kendi gayrimenkulünde kiracı konumuna geçmektedir. Bu şekilde işletmenin duran varlıkları azalırken dönen varlıkları yükselmekte ve işletme bir nakit girişi sağlamaktadır. Sözleşme süresi sonunda kiracı gayrimenkulünü tekrar leasing şirketinden devralmaktadır. Leasing mevzuatı, leasing işlemini; kiralayanın, kiracının talebi üzerine, üçüncü bir kişiden veya bizzat kiracıdan satın aldığı bir malın zilyetliğini belirlenecek kira bedeli karşılığında kiracıya bırakması olarak tanımlamış olduğundan sat ve geri kirala anlaşmaları leasing mevzuatı kapsamına girmektedir.

Bir Cevap Yazın