Yeni Makaleler

Yöneticilere Hikayeler; Balta

 

Fakir bir köy delikanlısı uzunca bir süredir iş arıyordu. Her yana bakmış, sormuş, soruşturmuştu ama artık ailesini geçindirebileceği bir iş bulabilmekten ümidini kesmiş gibiydi. Çaresizce bir ağacın altında otururken onun iş aradığını bilen komşu köyden tanıdığı bir köylü yanına yaklaştı. Hal hatır sorduktan sonra kendi köylerinin biraz dışında, ormandaki yaşlı ağaçları keserek şehre odun olarak gönderen bir işyerinin oduncu aradığından bahsetti. Bu haberle heyecanlanan genç köylü geceyi zor etti. Ertesi sabah erkenden yola koyuldu ve komşu köyün dışında köylünün bahsettiği işyerini buldu. İşyerinin sahibi daha sabah çayını içiyordu. Delikanlı selam verdi ve oduncu aradıklarını duyduğunu ve kendisine verecekleri bir iş olup olmadığını sordu.

İşyerinin sahibi oldukça iyi davrandı delikanlıya. Önce odun kesmekten anlayıp anlamadığını sordu ve olumlu cevap alınca da içeriden bir balta almasını ve diğer oduncuları izleyerek kesim yaptıkları bölgeye gitmesini istedi. Akşama kadar odun kesecek ve sonra sayım yaptığı odunları işyerine teslim edecekti. Delikanlı o kadar uzun bir süredir iş arıyordu ki nihayet ailesini geçindirebilecek bir iş bulduğu için deliler gibi sevinmişti. İçi içine sığmıyordu. Daha ilk günden patronunun gözüne girebilmek için bütün gün aralıksız çalıştı ve kesebildiği kadar odun kesti. Akşam olduğunda kestiklerini saydı, yirmi ağaç kesebilmişti. İşyerine vardığında patron gelen oduncuların kestiklerini teslim alıyordu, delikanlıya kaç ağaç kestiğini sordu. “Yirmi” dedi çekinerek delikanlı. Patronun gözleri fal taşı gibi açıldı. “Ne, yirmi mi? Bu çok iyi, aferin” dedi sevinçle, “diğer oduncular on, on iki tane ancak kesiyorlar”. Delikanlı rahatlamıştı. Sevinçle gülümsedi, “Çok daha iyisini yapacağım” dedi.

Ertesi gün odun keseceği bölgeye geldiğinde delikanlı çok heyecanlıydı. Nihayet bir işe sahip olmanın mutluluğuna patronunun onu takdir etmesi de eklenmişti. Şimdi kendisini çok daha iyi hissediyordu. “Daha çok kesmeliyim bugün” diye düşündü. Bütün gün neredeyse hiç ara vermeden odun kesti. Akşam olduğunda kestiği odunları saydığında on sekiz çıktı. Biraz üzüldü ama patronunun önceki gün diğer oduncuların on, on iki ağaç kesebildiklerini söylediğini hatırladı. Yine de patronuna kesim raporunu verirken biraz çekingendi. Patronu ona üzülmemesini ve on sekiz ağacın da harika olduğunu söyledi. Daha iyisini yapabilirdi.

Bir sonraki gün delikanlı daha da hırslanmıştı. Patronunun gösterdiği anlayış, önceki gün daha az ağaç kesebilmesinden dolayı kendisini biraz suçlu hissetmesine neden olmuştu. Bütün gün o kadar çok çalıştı ki su içmek için bile ara verdiğini hatırlamıyordu. Akşam olduğunda kestiklerini saydı; on dört çıkmıştı. Delikanlı kendisini çok kötü hissetti. Neler olduğunu anlayamıyordu. İş bulduğu için çok minnettardı, patronu ona çok anlayışlı davranmıştı ve kendisini ona borçlu hissediyordu. Her gün bir öncekinden daha hırslı başlıyor ama ne oluyorsa önceki günden daha az ağaç kesebiliyordu. Nitekim bir sonraki gün akşam olduğunda delikanlı ancak on iki ağaç kesebilmişti.

O kadar büyük bir hayal kırıklığı hissediyordu ki o akşam patronla konuşmaya karar verdi. Teslim ve sayım sırasında patronu yine de memnun gözüküyordu. Delikanlı çekinerek, “Patron, sana bir şey söylemek istiyorum” dedi. “Bana iş verdiğin için çok sevinçliyim. Her gün daha kararlı ve hırslı şekilde ormana gidiyorum ve neredeyse hiç ara vermeden odun kesiyorum. Bu kadar istememe rağmen her gün kesebildiğim ağaç sayısı azaldı. Ne olduğunu anlamıyorum ve çok utanıyorum. Sence ben neyi yanlış yapıyorum?”

Patronu delikanlıya gülümsedi, “Baltanı…” dedi, “Baltanı hiç biledin mi?” (4)

Kürşat Tuncel, Yöneticilere Hikayeler, 2016

Bir Cevap Yazın