Yeni Makaleler

İNSANLARI ETKİLEMENİN 30 ALTIN KURALI

1. ELEŞTİRMEYİN. İnsan kendi davranışlarını her zaman haklı görür ve olumsuzluklardan dolayı başkalarını suçlar. Oysa başkalarını suçlamak hiçbir zaman işe yaramaz. Eleştiri, karşınızdaki kişiyi haklılığını kanıtlamak için savunmaya geçmek zorunda bırakır, bu nedenle anlamsızdır. İnsan özsaygısını koruma eğilimindedir, yaptıklarımızın onaylanmasını ister, dışlanmaktan kaçınırız. Özellikle iğneleyici eleştiriler küskünlük ve kin oluşturur. Çoğu zaman mantıklı değil duygusal ve önyargılıyızdır. Bu nedenle onurumuz ve gururumuz kırıldığında tepkisel davranırız. İnsanlarla iyi ilişkiler kurmak için daima onların iyi yönlerinden bahsetmelisiniz. Onları eleştirmeyin, kınamayın ve şikayet etmeyin.

2. ÖNEMLİ OLDUKLARINI HİSSETTİRİN. Karşınızdaki kişiye istediğinizi yaptırtabilmenin tek yolu, onda o işi yapma isteği uyandırabilmektir. Zorlamacı yöntemler her zaman geri teper ve etkisizdir. İnsanın en önemli tutkularından birisi, kendisini önemli hissetmektir. Bu nedenle iyi bir ilişki kurucu olarak insanlardan samimi övgünüzü esirgememelisiniz. İnsanların tercihlerini beğenilme arzusuyla yaptıklarını unutmayın. Onlara kendilerini önemli hissettirirseniz sizin için bir şeyler yapmaya istek duyacaklardır. İş dünyasında bazılarına yüksek kazançlar sağlanmasının nedeni o kişilerin olağanüstü teknik bilgileri değil, insanları harekete geçirebilme yetenekleridir. İnsan eleştirildiğinde değil, takdir edildiğinde motive olur ve harekete geçer. Karşınızdaki kişinin özgüven açlığını doyurmalısınız.

3. HEVES VE İSTEK UYANDIRIN. Kendi gündeminizi izlemek için saplantılı olmayın, önemli olan karşınızdaki kişinin düşünceleri ve istekleridir. İnsanları harekete geçirmenin yolu, onların istediğiniz davranışla neler kazanıp neler kaybedeceklerini anlamalarını sağlamaktır. İnsan yalnızca kendi çıkarı için harekete geçer. Tehdit etmeniz veya zorlamanız işe yaramaz. İyi bir iletişimci kendisini karşısındaki kişinin yerine koyabilmelidir. Önerinizin karşınızdaki kişinin sorununu çözebileceğini gösterirseniz memnuniyetle harekete geçecektir. Satış dünyasında bilinen bir söz vardır; müşteriler satın almaktan hoşlanır, kendilerine bir şeyler satılmasından değil!

4. İÇTENLİKLE İLGİLENİN. İnsanların sizinle ilgilenmelerini sağlamanızın en iyi yolu, sizin de onlarla içtenlikle ilgilenmenizdir. İnsanlar sizin ne çok şey bildiğinizi umursamaz, onlarla ne kadar ilgilendiğinizi umursarlar. İnsanları sevmiyorsanız iyi bir ilişki kurucu olamazsınız. Alçakgönüllü, dostça ve samimi bir tavır iyi ilişkiler kurabilmenin anahtarıdır. En önemsiz görünen insanlara dahi isimleriyle hitap etmeli ve onlara samimi bir ilgi göstermelisiniz. Hepimiz bize hayranlık duyan insanları severiz. Dost edinmek istiyorsak insanlar için bir şeyler yapmaya hazır olmalıyız. Samimi ilgi kadar güçlü bir ilişki kurma yöntemi daha yoktur.

5. GÜLÜMSEYİN. İnsanlarda ilk anda muhteşem bir etki yaratmanızın en garantili yolu yüzünüzdeki samimi bir gülümsemedir. Bu insanlar için sözcüklerden çok daha fazla anlam ifade eder. İçten bir gülümsemeyi içten bir sohbet izler. Gülümseyen insanlar daha iyi yaşamaya, öğretmeye, satış yapmaya ve daha mutlu olmaya yatkındırlar. Telefon görüşmesinde dahi sesinizden gülümseyip gülümsemediğiniz anlaşılabilir. Gülümsemek iletişim kurmaktan keyif aldığınızı da gösterir. İnsanlar gülümsemenize gülümseyerek karşılık verecektir. Olumlu tavırlar bulaşıcıdır ve eylemler duyguları izler. Her insan mutluluğu arar ve mutluluğu bulmanın yolu düşüncelerinizi kontrol edebilmekten geçer. Shakespeare’in dediği gibi, hiçbir şey iyi ya da kötü değildir, bunu düşünceleriniz belirler.

6. İSİMLERİYLE HİTAP EDİN. Tanıştığınız insanların isimlerini ve hayatları ile ilgili kritik bilgileri öğrenin ve hatırlayın. İnsanlar kendilerine isimleriyle hitap edilmesini ve hatırlanmalarını çok önemserler. Herkese sanki dünyadaki en önemli kişi oymuş gibi ismiyle hitap edin. Zorlukla telaffuz edilen isimler için ismin ne şekilde telaffuz edilmesi gerektiğini ve anlamını sorun. Karşınızdaki kişi bu konuya önem vermenize bayılacaktır. Neden iş kuran insanlar işletmelerine kendi adlarını veriyorlar? Yalnızca yakın dostlarınızın değil, çalışanlarınızın ve size hizmet eden tüm insanların isimlerini hatırlamalısınız. Hatırlayamamanız zaten onlara önem vermemenizin doğal bir sonucudur. Unutmayın, konuştuğunuz dil ne olursa olsun kişi için en önemli ve kulağa hoş gelen sözcük kendi ismidir.

7. DİNLEYİN. İyi bir dinleyici olmanızın doğal etkisi çok hoşsohbet biri olduğunuzun düşünülmesidir… siz hiç konuşmamış olsanız bile. Herkes samimi bir ilgiyle dinlendiğini hissettiğinde kendisini anlatmaya bayılır. İnsanlarla ilişki kurmanızın en iyi yolu onlara kendilerinden bahsetmeleri için fırsat tanımanız ve onları samimiyetle dinlemenizdir. Başka hiçbir şey tüm dikkatinizi karşınızdaki kişiye vermiş olmanızın etkisini yaratamaz. Etkili şekilde dinlemenin yolu yalnızca kulaklarınızla değil gözlerinizle de dinlemektir. En sert eleştirilerde bulunanlar dahi sempatik ve sabırlı bir dinleyici karşısında yumuşarlar. Dinleniyor olmak insanları sakinleştirir ve içlerini dökmelerini sağlar. Unutmayın, bir kişinin çektiği diş ağrısı, o kişi için Çin’de milyonlarca kişinin öldüğü bir salgından daha önemlidir.

8. İLGİLENDİKLERİ KONULARDAN KONUŞUN. Roosevelt, ne zaman bir ziyaretçi beklese, bir gece önce konuğunun ilgi duyduğunu bildiği konular hakkında bir şeyler okurmuş. İnsanın kalbine ulaşmanın yolu, onun değer verdiği konulardan bahsetmektir. İyi bir iletişimci önceden karşındaki kişinin ilgi alanları hakkında bilgi sahibi olmalıdır. İnsanlar kendi çıkarınız için onlarla konuşmaya çalıştığınızı değil, ortak bir ilgi alanını paylaştığınızı düşünmelidir. Karşınızdaki kişinin ilgi alanını keşfedin ve o konu hakkında konuşun.

9. BEĞENİNİZİ GÖSTERİN. İnsanları yönlendirebilmeniz için en temel yasa, onlara kendilerini değerli hissettirmenizdir. Böylece onlar da sizin için bir şeyler yapmak isteyecektir. İnsan doğasındaki temel duygulardan birisi beğenilme ihtiyacıdır. Size nasıl davranılmasını istiyorsanız başkalarına da öyle davranmalısınız. Tüm dinler ve ahlaki kuramlar insandan bu basit davranışı talep eder. İlişki kurduğumuz insanların bizi onaylamasını ve bize önemli olduğumuzu hissettirmelerini isteriz. İçten bir övgü karşınızdaki kişiye ihtiyacı olan ilham ve motivasyonu sağlayabilir. Tanıştığınız herkesten bir şeyler öğrenebileceğinizi düşünün, yüksek egosu olan insanlar iyi iletişimci olamazlar. Karşınızdaki kişiye içtenlikle beğeninizi hissettirin.

10. TARTIŞMAYIN. Karşınızdaki kişinin hatalı olduğunu ispatlamaya çalışmanız o kişinin sizden hoşlanmamasıyla sonuçlanır. Bir tartışmadan en iyi kazanç sağlama yolu tartışmadan kaçınmaktır. Tartışmaları kazanamazsınız, çünkü kazansanız da kaybetseniz de karşınızdaki kişiyle ilişkinize zarar verirsiniz. Tartışma kazanmak size kendinizi iyi hissettirebilir ama beklediğiniz sonucu almanızı imkansız kılar. Çünkü düşüncemizin yanlış olduğu kanıtlansa dahi aynı düşünceyi savunmaya devam ederiz. Özsaygı ihtiyacımız mantığımızın önüne geçer. Anlaşmazlıkları olumlu karşılayın. İçgüdüsel tepkimiz genellikle savunmaya geçmektir, buna engel olun. Öncelikle dinleyin. Bir anlaşma noktası bulmaya çalışın. Karşınızdaki kişinin düşüncelerini de değerlendireceğinize söz verin ve ona gösterdiği ilgiden dolayı teşekkür edin. Çünkü o konuyla ilgilendiği için sizinle tartışma zahmetinde bulunuyor. Eylemlerinizi en az 24 saat erteleyin ve durumu soğukkanlılıkla değerlendirdikten sonra harekete geçin.

11. FİKİRLERİNE ÖNEM VERİN. İnsanların fikirleri onlara yanıldıklarını kanıtladığınızda da değişmeyecektir. Bunu kendi akıllarına, yargılarına, özsaygılarına bir saldırı olarak görürler. Plato ve Kant’ın mantık teoremleri insanları istediğiniz şekilde etkileyemez. İletişim kurarken karşınızdaki kişiye bir şey öğretir gibi değil de sanki o konuyu unutmuşlar gibi davranın. Ondan daha akıllı olduğunuzu kanıtlamaya çalışmayın. İnsanların olayları kendi bakış açılarından yorumlamaları son derece normaldir. Siz de yanılıyor olabileceğinizi baştan kabul edin hatta bunu seslendirin. Bu tavır, karşınızdaki kişinin size saldırı silahını elinden alacak ve onun da size karşı açık sözlü olmasını sağlayacaktır. İnsanların kendilerini yargılamalarını sağlamanın yolu, onlara başka bakış açılarını fark ettirecek sorular sormanızdır. Soru sormak naif bir tavırdır ve soruları cevaplarken insanlar düşüncelerine karşı çıkılıyormuş gibi hissetmezler.

12. HATANIZI KABUL EDİN. Hatalarınızı içtenlikle kabul etmeniz, karşınızdaki kişinin kendi özsaygısını koruyabilmek için size karşı müsamahakar davranmasına yolaçacaktır. Oysa sorumluluk üstlenmemeniz ve savunmaya geçmeniz tartışma başlatacak ve cepheleşmeyi kuvvetlendirecektir. Alçakgönüllü şekilde özür dilemeniz, hatanızın sorumluluğunu üstlenmeniz ve yolaçtığınız zararı telafi etmeye gönüllü olmanız karşınızdaki kişinin sizi affetmesini ve hatta başkalarına karşı sizi savunmasını sağlar. Bir insanın hatasını kabul edecek cesarete sahip olması ona yalnızca büyük bir tatmin sağlamaz, ortaya çıkan problemin de çözülebilmesini sağlar.

13. DOSTÇA DAVRANIN. Bir damla bal bir litre zehirden daha çok sinek avlar derler. Öfkenizi yansıtmak ancak karşınızdaki kişinin daha da kapanmasına yolaçar. Karşınızdaki kişiyi kazanmanızın yolu, onu gerçek bir dost olduğunuza inandırmaktır. Zorbalık, baskı ve kendi görüşlerinizi başkalarına kabul ettirme çabası asla istediğiniz sonucu sağlamaz. Unutmayın, güneş paltonuzu rüzgardan hızlı çıkartır. Nezaket ve dostça yaklaşım insanların düşüncelerini değiştirmelerini sağlar. Onlara daima dostça yaklaşın. Merak etmeyin insanlar özünde iyidir ve olumlu yaklaşımınızın karşılığını göreceksiniz.

14. CEVABI EVET OLAN SORULAR SORUN. Söze başlarken farklı olduğunuz konuları değil fikir birliğinde olduğunuz konuları vurgulayarak başlayın. Aynı amaç için çabaladığınızı ve yöntemde farklı olduğunuzu belirtin. Karşınızdaki kişiye başlangıçta “Evet” yanıtı verebileceği sorular sorun, böylece zihni olumlu şekilde şartlanmış olacaktır. Oysa “Hayır” yanıtı, aşılması zor bir handikaptır. İnsanın kişiliği ve onuru verdiği yanıtın değişmesine engeldir. Evet yanıtı, görüşmeye tıpkı bir bilardo topuna vurmuşsunuz gibi ivme kazandırır ve topun yön değiştirmesi için daha fazla güç uygulanması gerekir. Karşınızdaki kişiye onun için en iyi durumun ne olduğunu anlayabileceği sorular sorun. Kendi çıkarına zarar verecek davranışları izlemek istemeyecektir.

15. BIRAKIN KONUŞSUNLAR. Pek çok kez kendi düşüncelerimizi kabul ettirebilmek için fazlaca konuşuruz. Oysa karşınızdaki kişi problemlerini ve ihtiyaçlarını sizden iyi bilir. Bırakın o konuşsun. Siz sadece soru sorun. O konuşurken asla sözünü kesmeyin, cevap vermek için değil anlamak için dinleyin. Başlangıçta karşınızdaki kişinin başarılarını takdir ettiğinizi gösteren bir açılış yapın, sonra bırakın gurur duydukları şeyleri size anlatsın. Bu şekilde sizinle mükemmel bir bağ kuracaktır. Düşman kazanmak istiyorsanız üstün olduğunuzu göstermeye çalışın, dost kazanmak istiyorsanız bırakın sizden üstün olsunlar. Çünkü bu şekilde kendilerini önemli hissedeceklerdir. Eğer üstün olduğunuzu göstermeye çalışırsanız kendilerini küçülmüş hissedecek ve kıskançlık duyacaklardır.

16. SAHİPLENMELERİNİ SAĞLAYIN. Herkes kendi düşüncelerine, başkaları tarafından empoze edilen düşüncelerden daha fazla önem verir. Bu nedenle onlara ne yapmaları gerektiğini söylemeyin, yalnızca önerilerde bulunun ve kendi yargılarına başvurmalarına izin verin. Hiç kimseye zorla bir iş yaptıramazsınız. Ne yapmaları gerektiğinin söylenmesi kimsenin hoşuna gitmez. Seçimimizi kendi isteğimiz doğrultusunda yapmayı ve kendi düşüncelerimize göre davranmayı isteriz. Bize isteklerimizin ve düşüncelerimizin sorulmasından hoşlanırız. İnsanlara bir fikri kabul ettirmenizin yolu, ilgilerini çekerek konuyu onların akıllarına sokmak ve bu şekilde sanki kendi fikirleriymiş gibi fikri sahiplenmelerini sağlamaktır.

17. BAKIŞ AÇILARINI ANLAMAYA ÇALIŞIN. İnsanlar tamamen haksız olsalar da bunu kabul etmeyebilirler. Onları suçlamanız bir işe yaramaz. Bunun yerine neden böyle davrandıklarını anlamaya çalışmalısınız. Böylece davranışlarının hatta kişiliklerinin anahtarını keşfetmiş olursunuz. Kendinizi karşınızdaki kişinin yerine koymaya çalışın. Bir şeyin nedenini anlarsanız sonucuna daha kolay katlanırsınız. İşbirliği, ancak karşınızdaki kişinin duygu ve düşüncelerine en az kendinizinkiler kadar önem verdiğinizi gösterdiğinizde sağlanabilir.

18. FİKİR VE ARZULARINA ANLAYIŞ GÖSTERİN. Her insan ilgi görmeyi arzular. Bazen insanlar ilginizi çekmek ve şefkat göstermenizi sağlamak için başlarından geçenleri size en ince detaylarına kadar anlatırlar. İnsanların sizin gibi düşünmelerini istiyorsanız onların fikirlerine ve arzularına anlayış göstermelisiniz. Onları duygularından dolayı asla suçlamayın, hatta aynı koşullarda onların yerinde olsaydınız sizin de öyle hissedeceğinizi ifade edin. Merhamet etmeniz ve anlayış göstermeniz sizi kabullenmelerini sağlayacaktır.

19. ÖNYARGILI DAVRANMAYIN. Hakkında bilgi sahibi olmadığınız kişiler için başlangıçta en doğru yaklaşım onların samimi, dürüst ve borcuna sahip insanlar olduğunu düşünmenizdir. Buna inanmanız ve buna göre davranmanız karşınızdaki kişiyi de bu standarda uygun davranmaya teşvik edecektir. Kendi yanlış inançlarınıza göre önyargılı davranarak kendi kehanetinizi gerçekleştirmeyin. İnsanlar onlara yanıldıklarını söylediğinizde değil anlayışlı davrandığınızda tavırlarını değiştirirler.

20. DRAMATİZE EDİN. İnsanlara anlattığınızda değil gösterdiğinizde düşünceleri değişir. Mesajınızı dramatize etmek karşınızdaki kişiyi etkilemenizi sağlayacaktır. Vermek istediğiniz mesajı anlayabilmeleri için görsellikten faydalanın. Deterjan satıcıları ne yapıyor? Size kendi ürünleriyle ve rakip ürünlerle yıkanmış çamaşırları gösteriyorlar değil mi? Böylece siz de hangisinin daha temiz olduğuna karar verebiliyorsunuz.

21. MEYDAN OKUYUN. İnsanlara istediğinizi yaptırabilmenizin bir yolu da rekabet etmelerini sağlamanız ve onlara meydan okumanızdır. Onların üstün olma arzularını besleyerek kendilerini kanıtlamalarını sağlayın. İnsanlar için en motive edici unsur para, daha iyi çalışma şartları veya sosyal haklar değildir. Yaptıkları işin kendisi en motive edici faktördür. Eğer yapmalarını istediğiniz şey heyecan verici ve ilgi çekiciyse motivasyonları artacak ve ona dört elle sarılacaklardır. Her insan oyun oynamayı sever. Bu kendilerini ispatlama, başarma ve kazanma hislerini tatmin etme, değerlerini gösterme şansıdır. Bu şekilde önemli olduklarını hissedebilirler.

22. ÖVGÜYLE BAŞLAYIN. Konuşmaya övgü ile başlamak bir dişçinin işe Novocain ile başlaması gibidir. Hasta yine dişini çektirir ama Novocain ağrısını dindirir. Her zaman konuşmaya içten bir övgü ve iltifatla başlayın. Kendimizle ilgili hoş sözler duyduktan sonra bazı olumsuzluklarla yüzleşmemiz çok daha kolay olacaktır.

23. DOLAYLI ŞEKİLDE ANLATIN. Ünlü sanayici Charles Schwab, fabrikasında sigara içen işçileri görüp de yanlarına gittiğinde onları azarlamak veya öğüt vermek yerine hepsine birer puro vererek “bunları dışarıda içerseniz beni mutlu edersiniz” demiş. İnsanların hatalarını yüzlerine vurmak yerine kendilerini mahcup hissetmelerini sağlarsanız davranışlarını değiştirebilirsiniz. Bu yüzden direkt değil dolaylı bir ifade tarzını benimseyin. Bu şekilde saldırgan olarak gözükmezsiniz ve insanlar da hatalarında direnmezler.

24. KENDİ YANLIŞLARINIZI KABUL EDİN. Sizi eleştiren bir kişi önce alçakgönüllülükle kendisinin de kusursuz olmadığını açıklarsa yaptığınız yanlışlıkları işitmek size fazla zor gelmeyecektir. Karşınızdaki kişiyi eleştirmeden önce kendi yanlışlarınızdan söz edin, yani iğneyi kendinize çuvaldızı başkasına batırın.

25. EMİR VERMEYİN. Hiç kimse emir almaktan hoşlanmaz. Yapmamız gereken şeylerin söylenmesini özgür irademize müdahale sayarız ve direnç gösteririz. Yaptığımız şeyin yanlış olması dahi bunu değiştirmez. Karşınızdaki kişiye sorular sorarak veya önerilerde bulunarak onun davranışlarını etkileyebilirsiniz. Böylece özgür iradesiyle karar aldığını düşünecek ve hatalarını düzeltmesi kolaylaşacaktır. Bu yöntem, kişinin onurunu korumasını sağlar ve kendisini değerli hissetmesine neden olur. Sonuçta kişi karşı çıkmak yerine işbirliğine yönelir. Düşüncesizce verilmiş emirlerin hissettirdiği kırgınlık ise çok zor geçer. İnsanları kırarsanız her fırsatta size engel olmaya çalışacaklardır.

26. HATALARINI YÜZLERİNE VURMAYIN. Hiç kimsenin hatasını yüzüne vurmayın ve onu utandırmayın. Başkalarının duygularını ayaklar altına alır ve kendi bildiğiniz yolda yürürseniz asla sizinle işbirliği yapmazlar. Yollarınızı ayırırken bile kişiye kendisini değerli hissettirmeli ve ona minnettarlığınızı göstermelisiniz. Bu durumda birisini işten çıkarsanız dahi kendisini mutlu hissedecektir. Bir gün ihtiyacınız olursa o insanı yeniden yanınızda bulacağınızdan emin olabilirsiniz. Bir insana kendisini değersiz hissettirecek bir şey söylemeye yetkili değilsiniz. Birisinin onurunu çiğnemek cinayettir. Önemli olan o kişi hakkında ne hissettiğiniz değil onun kendisi hakkında ne düşündüğüdür. İyi bir iletişimci kimsenin hatasını yüzüne vurmaz.

27. BEĞENİLERİNİZDE CÖMERT OLUN. İnsanlara istediğinizi yaptırmanın yolu onları cezalandırmanız değil takdir etmenizdir. İnsanlar kolayca eleştiri yapmaya kendilerini kaptırabilirler ancak hayatımızı değiştiren şey duyduğumuz övgülerdir. Ünlü opera sanatçısı Enrico Carusso’ya ilkokul hocası sesinin berbat olduğunu söylemişti. Einstein için ise liseyi bile bitiremez demişlerdi. Fakir ve çok az eğitimi olan bir Londralı çocuğun hayatını yazdığı ilk öyküyü öven bir editör değiştirmişti. O çocuk Charles Dickens’dı. İnsanları övmekte cömert davranırsanız onları daha iyisini yapmaya teşvik edebilirsiniz.

28. SAYGI GÖSTERİN. İnsanlara saygı duyduğunuzu gösterirseniz onların da saygısını kazanabilir ve onları kolayca yönlendirebilirsiniz. Karşınızdaki kişilere sahip olmalarını istediğiniz özelliklere sahipmişler gibi davranın. İnsanlar iyi bir özellikle etiketlendiklerinde bu özelliğe sahip olabilmek ve koruyabilmek için büyük çaba göstereceklerdir. İnsanlara güzel, akıllı, becerikli olduklarını söyleyin. Sonra bırakın size bunları kanıtlamak için çalışsınlar. Bu özelliklere sahip olduklarına inandıklarında davranışlarını da buna göre düzenleyeceklerdir.

29. YÜREKLENDİRİN. Bir insana herhangi bir konuda beceriksiz olduğunu, aptallık ettiğini, bunun için hiçbir yeteneği olmadığını, her şeyi yanlış yaptığını söylerseniz bütün cesaret ve azminin kaybolmasına neden olursunuz. Ancak tersine onu yaptığı şeyde yüreklendirirseniz ve ona inandığınızı gösterirseniz size bunu kanıtlamak için elinden gelen çabayı gösterecektir. İnsan ilişkileri gelişmiş olan kişiler hataları kolayca düzeltilebilirmiş gibi gösterir ve insanları her zaman yüreklendirmeye çalışırlar.

30. SEVEREK YAPMALARINI SAĞLAYIN. İnsanların isteklerinizi seve seve yerine getirmelerini sağlamanın yolu onlara kendilerini önemli hissettirmenizdir. Bir daveti reddedecekseniz çok meşgul olduğunuzu bahane etmeniz davet edeni kıracaktır. Bunun yerine davetten onur duyduğunuzu, kabul edemeyeceğiniz için çok üzgün olduğunuzu ifade etmeniz ve yerinize bir başka konuşmacıyı önermeniz çok daha etkili olacaktır. Hatırlatma, azarlama ve uyarı etkisizdir bunun yerine kişiye sorumluluk yüklemeniz ve yetki vermeniz çok daha akıllıca olur. Bu şekilde omuzlarına görev yüklendiğinde insanlar doğrudan sorumluluk hisseder ve gereken aksiyonları alırlar. Sınıfın en ele avuca gelmez çocuğunu sınıf başkanı yapın. İnsanlara unvan ve otorite verdiğinizde yaptıkları işe karşı motive olacaklardır. İnsanların davranışlarını etkilemek istediğinizde kendinizin değil onların çıkarlarına yoğunlaştığınıza emin olmalısınız. Karşınızdaki kişiye dürüst olun ve onun ne istediğini anlamaya çalışın. Onun bu işten ne çıkar elde edeceğini anladığından emin olun. Kendinizin ve karşınızdaki kişinin çıkarlarının uyumlu olduğuna emin olun.

Comments Closed

Comments are closed. You will not be able to post a comment in this post.